13 Mayıs 2010 Perşembe

Küçük Yeşil Balık ve Deniz Kabuğu

Küçük yeşil balığın hikayesi bu.
Çocukluğumuzdan tanıdığımız küçük kırmızı balığın baba tarafından kuzeni olur.

Efenim bu küçük yeşil balık (ki yazının devamında kyb diyeceğim kendisine) rahatsızmış hayatından ve kendinden. Çünkü güven problemi varmış. Birikimle yitirirmiş güvenini. Diğer balıkların yaptıkları şeylere uzun süre katlanır sonra minicik bir hatadan silermiş onları. Kimse de anlamazmış. Hep onu suçlarlarmış. Ufacık bir şeyden mızıkçılık yaptı küstü derlermiş. Oysa ki o çekip gitmelerin ardında uzuun uzuun kırgınlıklar yatarmış ki bizim kyb aslında bu kırgınlıkların sinyallerini de yollarmış yüzgeçleriyle. Ama balık dünyası bu ya. Unutur diye düşünürlermiş. Balık hafızasına rağmen kyb üzüldüğü anları unutmakta çok zorlanırmış. Hatayı kendinde ararmış, ben ne yaptım da bunu yaşadım düşünceleriyle gözü açık bile uyuyamazmış ama herkes onu uyuyor zannedermiş.


Bir gün kyb aynı şeyleri yaşayıp durmaktan sıkılmış tam çekip gidecekken denizden, bir deniz canlısı görmüş gidememiş.Kim ne dersin diye düşünüp burnunun dikine gitmiş ve bir deniz kabuğuna güvenmiş. Pek çok balık saçmaladığını, böyle bir arkadaşlığın uzun süreli olamayacağını söylemiş. Zaten bu balıklar kyb ı hep dengesiz bulmuşlar, ne niye geldiğini ne niye çekip gittiğini çözememişler. Demişler ki deniz kabuğu kendini kapatırmış. İçinde neler olduğunu bilemezmişsiniz. Daha hiç tanımadan güvendiği bu deniz yıldızı kyb için yeni bir şeymiş. Bilmeden,tanımadan inanmış. Risk aldığı için çok korkmuş, diğer balıklar haklı çıkarsa diye üzülmüş ama inancını da yitirmemiş.

Deniz kabuğu hakkında o kadar çok dedikodu varmış ki balık dünyasında. Kendini bir şey sanıyor demişler, artist demişler biraz da korkularından fazlasını söyleyememişler. Çünkü kyb buna kızacak gibi duruyormuş.
Kyb kendi kendine keşfe çıkmış. Uzun bir yolculukmuş bu. Deniz kabuğu mükemmel değilmiş, ben de mükemmel değilim diye düşünmüş. Kyb a ters gelen özellikleri de varmış. Benim de vardır böyle huylarım demiş. Böyle keşfederken zaman geçmiş geçmiş kyb tükenmeye yüz tutmuş. Zaten deniz kabuğu da içini bir türlü açmamış. İç dünyasını görememiş kyb. Tam gördüğünü, tanıdığını sanıyormuş bir olay oluyormuş hiç tanımadığını düşünüyormuş. Bu arada diğer balıklar da çekiştiriyorlarmış aramıza dön artık bak ne kadar çok eğleniyoruz. Balık dünyası çok eğlenceli, akşam yosunlarda kaymaya gideceğiz sen de gel diyorlarmış. Kyb girdiği kuytudan çıkmak istemiyormuş çünkü içinde bir ses tüm balıkların yanıldığını deniz kabuğunun iyi olduğunu söylüyomuş.

Hikayenin devamı yok. Kyb hala girdiğimiz bir denizde ayaklarımızın dibinden hızla kayarak kuytusuna gider ve deniz kabuğunun düşündüğü gibi olduğunu kendine kanıtlamaya çalışır. Deniz kabuğu mu ? Belki çoktan gitmiştir, belki o da kendi kuytularında başka bir küçük mavi balığa takılmış onu çözmeye çalışıyordur. Denizaltı böyle bir dünyadır, kim neyin niye peşindedir bilinmez.

:)

Bkz: kimine göre saçmalamalar kimilerinin dünyasını oluşturur.

2 yorum:

  1. Sadece duru kafayla okuyunca anlayabildiğim yazılarına bakıp deniz kabuğusun diyesim geliyor lakin daha sonra gizemli deniz kabuğunu keşif eden enteresan kyb olduğuna kanaat getirdim. Kanaat getirdim mi dedim ? Yok yok, hala düşünüyorum ve hangisisin karar veremedim. Bu hikaye değil dimi, yaşadığın bir olayı hikayeleştirmişsin gibime geldi. Uzun zaman önce yazılmış, sonucu merak ettim, tamda yerinde kesmişsin.

    YanıtlaSil
  2. Bu kadar anlaman korkuttu beni :)
    Yaşanmışlık var biraz içinde elbette ama sorma şimdi bunları hem kimbilir belki devamı ya da devamsızlığı da aslında saklıdır başka satırlarım arasında. Bırak gizemli kalsın ;)

    YanıtlaSil